İster içten, ister samimi, ister öylesine de olsa gülümseyin… Bir gülümseme çok şeyi değiştirir. Gülümsemenin gerçekten bir lütuf olduğu günlerde her şeyden önce kendi için gülmeyi bilmeli kişi. Evden dışarı çıktığınızda, yürüyüş yaparken, alışverişte sokakta gülen yüzler ile mi karşılaşıyorsunuz yoksa halinden memnuniyetsiz, mutsuz yüz ifadesindeki kişiler ile mi? Gülümsemenin algı ve kişiler arası çekicilik üzerine etkisi ile ilgili birçok araştırmalar bulunmaktadır. Yapılan araştırmalarda gülmenin iletişimde bulunduğumuz kişiler üzerinde özellikle de karşı cins ile etkileşimde olan etkisi sandığımızdan çok daha büyük. Aynı zamanda sağlık açısından da bir çok faydası bulunmaktadır. Gülümsemek en başta algımızı negatif alandan pozitif alana çekmektedir . Evrene ve kendimize güvenin göstergesidir. Hayatın bir akışı vardır. Gülmek için mutlu olmayı bekleyenlerimiz var. Mutlu olmak için ne yapıyorlar derseniz? Bir gülümsemeyi bile kendilerine çok görüyorlar. Hangi ruh halinde hissedersek beden dilimiz ve hücrelerimiz dahil aynı hal içinde olacaktır. Zihnimiz endişeli, huzursuz olduğundan hücrelerimiz, kaslarımız, yüz ifademiz de bunu dışarı yansıtacaktır. Zihnimizin Kontrolü bir anlamda bedenimizden de geçmektedir. Zihnimizi kontrol edemiyorsak bedenimizi edebiliriz. Gülümsediğimizde ve bunu bir alışkanlık haline getirdiğimizde zihnimizde belirli bir süre sonra negatif alandan pozitif alana, olumlu düşüncelere doğru kaymaya başlar. Zihin olumlu alanda kaldıkça isteklerimiz gerçekleştirme gücünü kendimizde buluruz. 1,5 ay önce yaşadığım bir olayı paylaşacağım. Kardeşim ile çıktığımız yurtdışı seyahatimizden dönüşte uçağımız hava koşulları sebebi ile 3 gün ertelendi. Tabii biz durumu ilk bütün günü hava alanında uçağı bekleyerek geçirdiğimizden ve bilgi verilmediğinden geç öğrendik. Sadece biz değil tüm yolcular. Sonrasını tahmin edersiniz. Kendi kendine kavga edenler, Amerika’dan gelen bir uçağın gelip bizi alacağına dair senaryolar. İşi olanlar, cenazesi bile olanlar vardı. Bilet ofisinde görevli çocuk Türk ama uzun yıllardır İngiltere de yaşamış ve artık oralı olmuş kendisi de işin içinden çıkamıyordu. Yapacak bir şey yoktu. Otelimize gittik ve 2 gün sonra tekrar biletlerimizi almaya bilet ofisine geldik. Ben tabi bu kadar kişisel gelişimden sonra gülerek ofise yaklaştım. Başımıza gelebilecekleri tahmin edebiliyordum. Çocuğun ilk lafı şuydu ‘Türk’ler gülmeyi unutmuş ne kadar mutsuzlar’. Bizimle sohbet etti ve 1 gün öncesinden boarding kartlarımız dahil her işimizi ayarladı. Sadece bir gülümseme ve empati 500 kişilik uçakta bize ayrıcalık tanıdı. Evrenin akışına güvenin ve teslim olun. Akışa kendimizi bıraktığımızda olmaz gibi görünenler dahi olumlu olarak geri dönüş yapacaktır. Kendiniz pozitif alanda oldukça etrafınızdaki kişilerde bu alandan size hizmet vermeye başlar. Pozitif bakış açısında oldukça pozitif kişileri etrafımıza çekeriz. Buradan şunu da not düşelim. Pozitif pozitifi çeker. Negatifi değil. Enerji alanımız pozitif olduğundan bu alana gelen kişiler de sizin ile aynı bilinç düzeyinde olacaktır. Bir tebessümden bir şey olmaz. Kendinizi de etrafınızı da gülümsemenizden mahrum bırakmayın. Şimdi başlayın.
Sevgiyle
Zeynep İrem Çağlar
Uluslar arası İlişki ve Yaşam Koçu
Asro-Shera