Niyet nedir? Niyet var oluşumuz süresince ulaşmak istediğimiz hedeflerimizi ve amacımızı yaratmak için kalbimiz ile aldığımız kararlardır.
Her birimizin yaşamdan türlü türlü istek ve beklentileri vardır.
‘Neden ben istedim de olmadı?’ AMA ‘Diğeri istedi oldu?’ diye eminim ki herkes hayatının bir dönemi kendine sormuştur. Burada kimin neyi, nasıl istediği ve hangi bilinç seviyesinde istediği niyeti gerçekleştirmede kilidi açan bir alandır.
Bilinç nedir?
Bilincin tanımlamasını yaparken örnekten gitmek en akılda kalıcı yollardan biridir. Ayda ortalama 7-8 bin TL kazanan bir kişinin sonraki 6 ayda 50.000 TL biriktirmeyi hedeflemesini bilinci alabilir. Bir şekilde bütçe planlaması yaparak bu amaca ulaşabilir. Ancak aynı gelir ile aynı sürede multi milyoner olmak gibi bir niyeti bilinciniz almadığı daha doğrusu bilinç buna inanmadığı için gerçekleşmesi zordur. Evet evrenden isteklerimiz sınırsızdır. Niyetlerimiz bilincimiz ile uyumlu ve aynı frekansta olduğunda gerçekleşir. Böylelikle yaratım yapmış oluruz. Bilincimizin aldığı makul niyetler ile yola çıkıp çıtayı yükselttiğinizde daha fazla bereket ve bolluk enerjisini çekmeye ve çalıştırmaya başlarsınız. Bu bir anlamda düşüncede harekete geçmektir. Düşüncede hareket ve eylemde hareket eşzamanlı olduğunda ise hedefimize ulaşmış oluruz.
İnsanoğlu saf bilinç ile doğar. Zihin ise toplum, kültür ve eğitim ile oluşur. Bilinç açık olduğunda zihnimizi yönetme ve kontrol etme yeteneğine sahip oluruz. Sadece zihne ait olduğumuzda hissedemez, zihin ile özdeşleşmiş onun sesini durduramaz bireyler haline gelebiliriz. Bu sebepten zihnimizin bilinçten ayrı olduğunun farkındalığına geldiğimizde kalp açılır ve duygular zihin ile dengeli bir enerji alanı oluşturur. Burada enerji alanına eriştiğimizde yaratımlarımız, niyetlerimiz gerçekleşmeye başlar. Bilincimizde yer alan korkuları evren bu korkuları aşmamız için karşımıza çıkartır. Çünkü korku gerçek değildir. Ve evrene güvenerek yaşama farkındalığına eriştiğimizde korkular kaybolur. İlişki bilinci, toplumsal bilinç, sosyal bilinç hepsi her bireyde farklıdır çünkü her bireyin bu alanlardaki farkındalık seviyesi ve gelişimi aynı değildir.
İlişki bilinci de farklı bir farkındalık alanıdır. İkili veya özel ilişkilerinizde devamlı istemediğiniz tekrar eden olayları yaşıyorsanız. Kendinizi olumlu olmayan bir bakış açısı ile etiketliyorsanız bilin ki bunu zihin ile değil bilinç açınızı değiştirerek çözebilirsiniz.
3 tür ilişki bilinci vardır. Ben, sen ve ‘BİZ’. En güçlüsü BİZ bilincidir. Çünkü orada ortak akıl ve gerçek güç oluşur. İlişki içerisinde ‘BİZ’ bilinci çiftlerde kadın ve erkekte ya da birinde dahi oluşmadığında birbirlerine de kendilerinde olmayan değer, sevgi ve özeni gösteremezler.
Bu sebepten ilişkilerde niyetlerimizi ve yaratımlarımızı ortaya koymadan, isteklerimizi dile getirmeden önce bilinç alanında kendimize olan sevgi ve değerimizin tam olması gerekiyor ki bunu da gelen kişiye yansıtabilelim. Niyetlerimizin ilişki bilincimizle uyumlu olması demek;
ÖRNEK
-Sevgi dolu, özenli, değeri hissettiği, tutkulu bir ilişkiyi herkes istiyor.
Herkes istiyor da önce kendine bu sevgiyi, özeni, tutkuyu ve isteği vermeden gelen ilişkiden aynı duygu ve tutumları beklemeyi bilinç maalesef almıyor.Sadece İstemek bilinç değildir. İsteriz AMA bilincimizde buna inandığında ve ikna olduğunda yaşadıklarımız ile farkındalığımız gelişir ve en başta kendimizde geliştirmemiz, terbiye etmemiz gereken alanları açar. Bilinç farkındalıktır. Niyetlerimizde kendimizde olan değerleri taşımalıdır. Kendi değerimizin farkındaysak bunu ilişkiye ve etrafımıza da yansıtabilme gücüne sahibiz demektir. Hepimizin en iyiyi, güzeli isteme niyeti var. Ve evren hangi bilinç seviyesinde iseniz o alanda en güzelini getiriyor. O sebepten yaratımlarınız size özel olsun ve fark yaratsın. Nefsimizden çok nefesimizi yansıtan yaratımlarımız olsun. Her gün güzelliği ile gelsin.
Sevgiyle
Zeynep İrem Çağlar
Uluslar arası Yaşam Koçu ve Yoga Eğitmeni
Asro-Shera