Sevgiyi hissedebilmek ve bunu yansıtabilmek en büyük yetenek. Herşeye. Hissettiğimiz sevgi her neye ise aynı sevgi. Bunu da herkesi ve kendimizi olduğu gibi kabul ederek hissedebiliriz.
Peki kadın erkek ilişkisi sadece ‘olduğu gibi kabul etmek’ ile yürür mü?
Bir kişiyi sevebilirsiniz ama ilişkiyi yürütemeyebilirsiniz. Bu o kişiyi daha sonrada sevmeyeceğiniz anlamına gelir mi? Alkole bağımlılığı olan biri ile birlikte olduğunuzu varsayın. Sevgiyi size hissettiriyor ve ilişki içerisinde size yansıyan olumsuz bir durum yok. Bu yine de olduğu gibi kabul etmenizi gerektirir mi? Yine seversiniz güzel enerjilerinizi sağlıklı olması için gönderirsiniz ama bu ilişkiyi yürüteceğiniz anlamına gelmiyor. Bazen bize yapılan sert tutumlarda kendi iyiliğimiz ve farkındalığımızın, algımızın gelişmesi adına ise burada da sevgiden bahsedebiliriz. Kendimizi terbiye etmek, ruhumuzu beslemekte kendimize olan sevgimizi gösterir. Bunu başardığımızda dışarıda da aramayız. Sadece yansıtabiliriz ve bunun karşılığını da yine sevgi ile alırız.
Evet özel ilişkilerde ‘olduğu gibi kabul etmek’ kavramı klişe ve ilişki yönetimi açısından kişilerde algıyı tamamen kapatan bir duruma geldi. Hatta bu algı zaten toplumumuzda da büyük yargılar ile yetişen, özgürlüğünü kendine kanıtlayamamış sahip olduğu ilişkiden saygı ve sevgi beklemeyi bile çok gören kadınları olumsuz açıdan etkileyebiliyor.
Gelen kişiyi ‘olduğu gibi kabul etmeliyiz’ ancak bu ilişki içerisinde kendimizin olumlu yönde ilerlemesini engelleyecek ve kendi değerimizi aşağı çekecek bir durumda ise ‘olduğu gibi kabul etmek’ ile değil ‘ilişki politikası’ ile sağlıklı bir beraberlik yürütebiliriz.
Evet kadın ve erkek hepimiz insanız. Ancak kadın kadındır. Erkekte erkektir. Ve bir ilişkiyi önce kadın ve erkek beraber yaratırlar ve beraber deneyimlerler (ilişkiyi yaşamak).
Sevgi, takdir ve yüzleşme ise ilişki yönetimi için olmazsa olmaz maddelerdir. Bunlara dikkat ederek, daha çok hissederek yol aldığımızda dişi – eril enerjiyi de doğru çalıştırmış oluruz. Saf olduğu gibi kabul etmek ve sadece akışa bırakarak bir ilişkide iyiye ilerleyemezsiniz. İlişki çiftler tarafından beslenmesi gereken ortak bir alandır. Ve inanın ki sağlıklı, takdir ve sevgiye ait bir ilişkiyi yürütmek bir sanattır.
Hayatının bir bölümünü uzun süreli evlilik, ilişki yaşamış ve sonrasında uzun süre ilişki yaşamayan kişilerde (kadın ve erkek) ilişki yönetimi ile ilgili en baştan farkındalığının olması ilerisi için güzellikleri beraberinde getirir. En baştan birbirinize gerekli olan o tanıma zamanını ve özgürlüğü hissettirmezseniz kendinizde bunu sindirmeden müdahaleci ve sorgulayan hatta en baştan kaybetmiş bir ilişkiye sahip olursunuz. İlişkilerde bu sebepten politika vardır ve olmalıdır. Birlikteliğinize değer veriyorsanız, sevgi ve takdir besliyorsanız bu olmak zorundadır.
Erkek bir kadın kadar naif olamaz ama sahiplenici olur. İki cinsin tabiatından gelen bir şeyi de saf olduğu gibi kabul ederek tümü ile akışta kalarak başaramazsınız. İlişki içerisinde 2 farklı cinsiyet olduğumuzun farkındalığında her zaman olmalıyız. Daha en baştan örnek vermek gerekirse. Nasıl olsa akıştayım ne zaman istersem ararım, sorgularım hakkını kimse size vermiyor. Ve bu ilişkilerin en başından sevgi yerine BAĞIMLILIK duygusu arayışı ile başladığını gösterir. Heyecan, kelebeklerin etkisi çok güzeldir eminim ki ama biraz farkındalık erkek ve kadınlar.
Sevgiler
Zeynep İrem Çağlar
Uluslararası Yaşam Koçu ve Yoga Eğitmeni
Asro-Shera