Hümanizm tam Türkçe karşılığı ‘insancılık’ olan herkesi dil, din, ırk gözetmeksizin kardeş sayan bir felsefedir. Hümanizm, insanı insan yapan değerlere saygıyı öne çıkarmak isteyen bir düşünce akımı; insanın tabiatını, yaradılışını esas alan “insan odaklı” bir ideolojik yaklaşımdır. Bütün insanlar dürüst, faydalı, vicdanlı olamazlar. Hümanizm’de ‘herkesi sevmek’ gibi bir kavram yoktur. Çünkü kişi kendini sevmeden, kendine saygı duymadan çevresine de bunu yansıtamaz. Evet herkesi sevmek zorunda değiliz ancak kadın-erkek, büyük-küçük görmeden severek bütün kötü düşünceleri bütün düşenleri yerden kaldırma gücüne sahibiz. Günümüzde kişisel gelişime olan merakın artmasını bir nevi dünyadaki şiddetin, ayrımcılığın artması ile orantılı olduğunu düşünmekteyim. Her ne kadar hepimiz birey olarak kendimizi manevi olarak geliştirme amacında da olsak bunun farkında olmayan milyonlarca insan ve onlarında yetiştirdikleri milyonlarca evlat var. Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nün raporlarında belirtilen tahminlere göre tüm dünyada üç kadından biri yaşamlarının bir döneminde dövülmekte, cinsel ilişkiye zorlanmakta ve diğer yollarla taciz edilmektedir. Tacizi yapan kişi genellikle kendi ailesinden biri ya da tanıdığı bir kişidir. Dünya genelinde her dört kadından 1’i ve her 6 erkekten 1’i yaşamlarının bir döneminde aile içi şiddete uğramaktadır. Her ırk ve ülkeden dört aileden birinde aile içi şiddet görülür. Başbakanlık Aile Araştırma Kurumunun yaptırdığı bir araştırma sonucuna göre ülkemizde ailelerin %34’ünde fiziksel şiddet, %53’ünde sözlü şiddet uygulanmakta ve ev içi şiddet yoğun olarak yaşanmaktadır. Aileler bilinçlendirilmedikçe sonraki nesilden de bunun tersi bir durum beklemek hata olur. Birleşmiş Milletlerin verilerine göre; eşi okur yazar olmayan her 2 kadından 1’i şiddet görürken eşi yüksekokul/üniversiye mezunu olan her 10 kadından 2’si şiddet görüyor (Aradaki fark ne kadar anlamlı olsa da, yüksek öğrenim görmüş altı erkekten birinin eşine fiziksel şiddet uyguluyor olması da dikkat çekici).
Hümanizm insanın gelişimidir. İnsan dünyada kendisi ile bir arada yaşayan canlılardan aklını ve bilimi kullanarak yaşamını daha özgür kılmak, yaşadığı yeri daha iyi yapmak, daha sağduyulu, daha nefsine hakim olmak için gerekli tüm yetilere sahiptir. Çünkü insan sahip olduğu akıl ile düşünebilen bir ırktır. ‘Sevgi’ ise dünya üzerindeki tüm ırklarda mevcut ancak kullanma yetisi ise ruhtan geldiği için zihin ile çözülemez maalesef. Evinizde birarada yaşadığınız kediniz, köpeğiniz bile kendi ırkınızdan olan insandan daha çok sevgi verebilir sizlere.
Hümanizm’de ‘DEĞER’ vardır. Toplum ve insanlara karşı değer! Hoşgörü, saygı bilinçli insanı tanımlar. Şiddet insanı insan yapan tüm özelliklerden bizi alıkoyar. Hunhardır. Tüm dünyaya ve ülkemize kadın-erkek ayrımı olmaksızın, birbirine karşı saygı ve sevgi bilincinin olduğu her türlü şiddetin var olamadığı günlere ulaşması en büyük temennimdir.
Zavallı İnsanlık! – Beyindeki kanın bir damla fazla ya da az olması, yaşamımızı tarif edilemeyecek kadar perişan ve zor hale sokabilir. Öyle ki, Prometheus`un akbabadan çektiği acıdan daha fazlasını bu bir damla kandan çekeriz. Ama insan nedenin damla olduğunu bile bilmeyip, “şeytan!” ya da “günah!” diye düşünürse, en korkunç durum işte o zaman ortaya çıkar.Friedrich Nietzsche
Sevgiler
Zeynep İrem Çağlar
Uluslar arası İlişki ve Yaşam Koçu
Asro-Shera