Yaşamımız süresince içinde olmayı istediğimiz ve istemediğimiz birçok durum ile karşılaşıyoruz ve yaşıyoruz. Hatta bazen tam her şey güzel giderken ‘Ne oldu da böyle oldu?’ diyerek içinde bulunduğumuz o anı değiştirmeye çalıştığımızda kabul etmek yerine duruma direnç göstermiş oluyoruz. Burada şu gibi sorular geliyor. ‘Neden değiştirmeye çalışmak yerine kabul etmeliyim?’
İçinde bulunduğunuz durumu içsel olarak kabule geçmedikçe ne kadar değiştirmeye çalışsanız da değişen bir şey olmadığını göreceksiniz. Bu da demek oluyor ki; içinde bulunduğunuz durumu değiştirmenin ilk aşaması öncelik ile kabule geçmektir.
Her şeyi kontrol edemezsiniz. Evrenin de bir işleyişi var.
Kabul etmek; an da kalmak ve izin vermektir. Siz direnç gösterdikçe ve izin vermedikçe içinde bulunduğunuz durum negatif bir alana doğru daha da kaymaya başlar.
İlişkilerden örnek vermek gerekirse ‘Her şey güzel giderken ne oldu da bir anda her şey değişti?’. Bilinçli veya bilinçsiz korkularınız atak yaptı. Muhtemelen bilinçaltınız siz farkına varmasanız da önceki yaşadıklarınızı su yüzeyine çıkararak kontrol mekanizmanızı devreye soktu. Bu da anın dışına çıkıp olaylara şüphe ve sorgulayarak bakmak demektir. İkinci olarak kendini suçlamak ya da kurban rolüne bürünmekte kabule geçmediğinizi göstermektedir. Öncelikle şundan emin olun ki bulunduğumuz her ortamı bizler tek başımıza yaratmıyoruz. Kişiler, arkadaşlarınız, toplantılar, sevgiliniz bilin ki herkesin isteği ve enerjisi ile ortak alan oluşur. Bir tek sizin istemeniz ile ilişki ile ilgili de bir alan oluşturamazsınız. O sebepten kurban rolüne bürünmenin de bir faydası yok. O halde kendinizi suçlamakta anlamsız oluyor.
Kafanızda sizi devamlı meşgul eden düşünceye bağımlı olmak yerine ‘Ben ne yapabilirim?’ demek sizi daha farklı bir bakış açısından olayları görmenizi ve yaşadığınız ana güvenmenizi sağlar. Bazen de yapabileceğiniz hiçbir şey yoktur. O zaman da yine güveni hissetmelisiniz. Bunu içsel anlamda hissettiğinizde zaten hayatınızda da birtakım şeylerin değiştiğine tanık olacaksınız. Pozitif düşünceler üretmek her daim enerjimizi yüksekte tutar. Zihnimiz ve kalbimiz dengede olduğunda pozitif alanda oluruz. Kendinizi gözlemleyin. Hayatınız nasıl bir aşamadan nereye geldi? Eminim ki çok daha güzel daha farkındalıklı ve gelişmiş bir alandadır. Demek ki şu an bile ne yaşıyorsanız yaşayın bir daha ki sefere içsel olarak çok daha iyi bir yerde olacaksınız. Güvenmek aslında budur. Kabul etmek geçmişiniz ile de barışmaktır. Şüphe edin ama hayatın getireceklerine güvenerek ve bu inançta kalarak yaparsanız bakış açınız her daim pozitifte kalır.
Hayatımızda yaşadığımız her anı bizler kendimiz yaratıyoruz. Bunun farkında olursak yaşadıklarımızdan ders çıkarırsak kabul etmemek için de bir sebep kalmaz.
Özet ile yolculuğun ilk adımı kabul etmektir. Kabul etmek teslim olmak değil aksine değiştirmektir. Bunu da sevgi ile yaparsanız o zaman mucizeler gerçekleşmeye başlar.
Kendinizi sevin.
Tam ve yeterli olduğunuza inanın.
Seçin.
Mükemmel olduğunuzu bilin.
Değişime Açık Olun!
Kendinize güvenin.
Sevgiyle
Zeynep İrem Çağlar
Uluslar arası Yaşam Koçu ve Yoga Eğitmeni
Asro-Shera