İnsanoğlunun bitmek bilmeyen ihtirasları..Yazarken bile tüylerimi diken diken eden kelime.Var olan ile yetinmeyi bilmeyen istedikçe daha da isteyen ve kişiyi kendi kontrolünden çıkaran bir duygu ihtiras.
Kendimi bildim bileli her yeni tanımış olduğum veya tanıdığım insanları hep insan olarak gördüm ve her çevreden, her ulustan her seviyeden arkadaşlıklara sahibim. Böyle bir bilinçte olunca içinde bulunduğunuz toplumdaki değişimleri, ilişki dinamiklerini, kişilerin birbirine olan muamelesi, toplumu yönetenlerin gözü dönmüşçesine bitmek bilmeyen ihtiraslarını anlayamıyorsunuz. Daha doğrusu anlamakta istemiyorsunuz.
Sadece başınızı pencereden dışarı çıkarsanız bile etrafınızdaki bina yığınlarını, doğanın katledilişini görmek bile bu ihtirası bu gözü dönmüşlüğü anlamaya yeter de artar bile. Bu ihtiras sahiplerinin anlamadıkları ya da anlamakta istemedikleri doğa da intikam yoktur. Doğa almaz hep vericidir. İnsan doğayı katleder ama doğa tekrar yenisini tomurcuklandırır. Yaşamdır doğa. Kendini sürekli yeniler. Siz yeşilliği rant uğruna değer görmeseniz de her boş alana cami dikseniz de o tomurcuk mutlaka bir nefes bulup yeniden açar. İnsanoğlunun sahip olduğu en dip nimet.
Doğa neden insandan intikam almaz?
İnsanlar ihtirasları uğruna doğayı katleder. Su taşkınları, seller, felaketler doğa bunun sonucu kendini yenilemek için uğraş vermeye başlar. Halbuki insanda doğanın bir parçasıdır.
İntikam ve öfke kin dolu bir zehirdir. Bunun tadına bir kez bakan elinde gücü hissettiği anda önüne geçilemeyecek ihtiraslar ile dolup taşmaya başlar. Asıl tehlikede bundan sonra başlar. Hele ki sizi yönetenler bu duygular ile dolup taşmışsa . İntikamı içinde barındırmayan yeşillikten, toprak anadan bile bunu çıkarmaya çalışıyorsa ihtirasının egemenliğine girmiştir. Kadını kadına, kadını erkeğe, erkeği kadına kısacası insanı insana düşman yapan ihtiraslar iflah olmazlar.
Orada sevgi yoktur
Orada kardeşlik yoktur
Orada eğitim yoktur
Orada muhakeme gücü yoktur
Orada İNANÇ ta yoktur.
Kişilerin konuşurken, bir davranışta bulunurken hangi duygudan geldiklerini hissedersek ve anlarsak hem geleceği görmüş hem de niyeti anlamış oluruz. Eğer bugün başını pencereden çıkardığında gördüğün manzara seni rahatsız ediyorsa bu sadece ihtiras duygusunun sonucudur. İnsanoğlunun da önce kendini doğaya affettirmesi gerekiyor ki kendine de yer bulabilsin.
Kendi adıma ailem, sahip olduğum eğitim ve olanaklarım bakımından çok şanslı bir çocukluk geçirdim. Ancak bu şekilde yetişip halen etrafında olup bitenden bihaber ve kendi rahatını düşünenleri görünce kendimi ailemden aldığım eğitim bakımından daha da şanslı hissediyor ve şükrediyorum. Yeri geldi çevremi değiştirdim yeri geldi tepki verdim.
Her sohbetimizde aydınlanmamı sağlayan, ben bir adım atmadan o adımın sonucunu çok daha önceden gören, coşkuyu her daim içinde tutan, kendi gibi insanı salt insan olarak görmeyi öğreten ve hissettiren babam…Bugünleri yaşayınca kişi anlıyor sahip olduğu ve edindiği değerleri.
Sahipliklerimiz de sahip olmak istediklerimiz de gelip geçici. En önemlisi kendine sahip olabilmek, kendi kendine yetebilmek, sevdiklerimizi sahiplik düzeyinde değil hayata eşlik etmek seviyesinde görebilmek.
Sevgiyle
Zeynep İrem Çağlar
Astro-Shera